DOLAR
9,5064
EURO
11,0660
ALTIN
549,28
BIST
1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
17°C

Osmanlıda Cellatlar Hakkında Bilinmeyen Gerçekler!

Osmanlıda Cellatlar Hakkında Bilinmeyen Gerçekler!
02.10.2021
0
A+
A-

Osmanlı’nın en sevilmeyen yüzü olarak bilinen cellatlar pek çok yönüyle sırlarını muhafaza ediyor. İşte cellatların kimi kan donduran sırları… Osmanlıda Cellatlar!

1. Cellatlar Osmanlı’nın kudretli olduğu 15’inci yüzyılda kullanılmaya başlanmış. Başta devlet adamları olmak üzere idam cezasına çarptırılan her kimse ölümü cellatların elinden oldu.

2. Bostancı Ocağı’na bağlı bir ocaktan türeyen cellatlar, genellikle o dönem Hırvat ve Çingeneler arasından seçilirdi.

Cellatların en önemli ortak noktası ise hem sağır hem de dilsiz olmalarıydı. cellat olacak kişilerin işe başlamadan önce dilleri kesiliyordu.

3. Peki padişah neden cellatların dilsiz ve sağır olmasını istiyordu?

Bundaki amaç cellatların idam ettikleri şahsın son çığlıklarını duymasını engellemek ve yaptığı işten olumsuz yönde etkilenmesini önlemekti.

4. Cellatların arasında da rütbe esastı. Örneğin devlet adamlarının idamı söz konusu olduğunda bunu sıradan bir cellat değil, cellatbaşı ismindeki bostancıların lideri gerçekleştirirdi.

Vezir ve kazasker gibi devlet büyüklerinin idamında bulunan cellatbaşları padişahın idam fermanını kurbana okur, daha sonra da son görevini yerine getirirdi.

5. İdam kararı alınan kişi önce Topkapı Sarayı’nda bulunan Cellat Çeşmesi’nin önüne getirilir burada cellatın kılıç darbesiyle infaz gerçekleşirdi.

6. İnfaz işlemi sadece bu çeşmenin önünde gerçekleşmez, Balıkhane Kasrı’nda kementle boğularak mahkum öldürülür, ardından cesedinin ayağına taş bağlanması itibariyle denize atılırdı.

7. Vezirler, sadrazamlar, devlet adamları genellikle boğdurulur, sıradan şahısların kılıçla başları vurulurdu.

Osmanlı kanı kutsal görüldüğünden infaz işlemi hanedan mensupları söz konusu olduğunda farklı işlerdi. Hanedan mensuplarının kanı akıtılmaz, boğdurularak idam edilirlerdi. Özellikle Osmanlı şehzadelerinin yay kişiri ile boğdurulduğu bilinir.

9. İdam edilecek şahıs, İstanbul dışında bir bölgedeyse, kesilen başının bozulmaması için bal dolu bir torbaya konulurdu.

Daha sonra torbaya konulan mahkumun kellesi sultanın huzuruna öylece getirilirdi. Bir tepsi içinde padişaha gösterilip, ibret taşına konulur. Üç gün teşhir edilirdi.

Bu nedenle özellikle devlet adamlarının pek çoğunun çift mezarı bulunur. Zira başı bir yerde bedeni ise yine başka bir yerde gömülü olurdu.

10. Osmanlı’da çeşitli işkence yöntemlerinden biri mahkumları yağlı kazığa oturtma yöntemiydi.

Osmanlıda Cellatlar bilinmeyenler haberinin sonuna geldik.

Diğer haberlerimize göz atmak için tıklayınız.https://www.besosyal.com/

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.